
Yapay Zeka ve Hayat · Yazı
Yapay Zekayla Kazandığımız Zamana Ne Oluyor?
Yapay zeka daha çok iş yapmamızı sağlayabilir. Ya da aynı işi daha kısa sürede bitirmemizi. Asıl mesele, açılan zamanın ve dikkatin nereye gittiği.

Yapay Zeka ve Hayat · Yazı
Yapay zeka daha çok iş yapmamızı sağlayabilir. Ya da aynı işi daha kısa sürede bitirmemizi. Asıl mesele, açılan zamanın ve dikkatin nereye gittiği.
Yapay zekayla üç saat sürecek bir işi yarım saatte bitiriyorsunuz. İş erken bitiyor ama öğleden sonranız size geri kalmıyor. Açılan yere başka bir iş geliyor. Sonra bir tane daha.
Günün sonunda eskisinden daha fazla şey yapmış oluyorsunuz. Ama hayatınızın daha boş, daha sakin ya da daha size ait olduğunu pek hissetmiyorsunuz.
Sistem zaman kazandı.
O zamanı sizin kazandığınız o kadar kesin değil.
Yapay zeka etrafındaki verimlilik vaadinin eksik kalan tarafı bence burada. Sürekli daha az zamanda daha fazla iş yapmaktan söz ediyoruz. O "daha az zamanın" ne için kullanılacağını ise çok daha az konuşuyoruz.
Bu, daha fazla üretmenin yanlış olduğu anlamına gelmiyor. Birçok insan ve şirket için tam tersine, ihtiyaç duyulan şey gerçekten daha fazla çıktı. Bir girişimin daha fazla müşteriye, küçük bir şirketin daha fazla gelire, bir ekibin yeni maliyet yaratmadan daha fazla insana hizmet etmeye ihtiyacı olabilir. Maddi baskının gerçek olduğu bir dünyada insanlara "yapay zekayı kullanın, biraz daha dinlenin" demek hayatın kendisinden kopuk kalabilir.
Yapay zeka daha fazla iş yapmamıza, daha fazla müşteriye hizmet etmemize ya da büyümemize yardımcı olabilir. Aynı işi daha kısa sürede bitirmemizi de sağlayabilir. İkisi de değerli.
Benim asıl merak ettiğim, açılan alanın sonra nereye gittiği.
Yapay zeka ürünlerinin çoğu hız üzerinden anlatılıyor. Raporu daha hızlı yaz. Toplantıyı daha hızlı özetle. Sunumu daha hızlı hazırla. Sözleşmeyi daha hızlı incele. Aynı ekiple daha fazla içerik üret.
Bunların hepsi gerçek faydalar. Ama arada önemli bir adım var.
Yapay zeka önce bir iş için gereken zamanı, dikkati ya da emeği azaltıyor. Yani yalnızca daha fazla çıktı üretmiyor, bir miktar alan açıyor. Sonra o alanın neye dönüşeceği ayrı bir mesele.
Daha fazla müşteriye, gelire ya da üretime dönüşebilir. Daha iyi kaliteye, daha derin düşünmeye, daha iyi kararlara dönüşebilir. Dinlenmeye, sağlığa, aileye, öğrenmeye ya da hiçbir üretken amacı olmayan boş zamana da dönüşebilir.
Teknoloji bunlardan hangisinin olacağına karar vermiyor. Kararı biz ve içinde çalıştığımız sistem veriyoruz.
Bazen bilinçli olarak. Çoğu zaman fark etmeden.
Haftalık bir raporu hazırlaması eskiden iki gün süren bir ekip düşünün. Yapay zekayla aynı iş artık yarım günde bitiyor.
Şirket kalan zamanı daha iyi karar vermek, baskıyı azaltmak, müşterilerle konuşmak ya da ekibin gerçekten muhakeme gerektiren işlere odaklanmasını sağlamak için kullanabilir. Raporu daha sık üretmeye, iki kat ayrıntılı hale getirmeye veya her departman için ayrı bir sürüm çıkarmaya da karar verebilir.
İkinci seçenek otomatik olarak yanlış değil. Şirketin gerçekten daha fazla üretime ihtiyacı olabilir.
Ama genellikle ne olduğuna bakın. Mevcut sistem zaten daha fazlasını istemeyi biliyor. Hedefler, teslim tarihleri, toplantılar, bekleyen talepler ve yapılmamış işler hazır bekliyor. Yeni bir boşluk açıldığında bunların hepsi o alanı doldurmaya aday.
Rapor hızlandı. Bir süre sonra rapordan beklenenler arttı. Ekip yine eskisi kadar meşgul, hatta belki daha da meşgul hale geldi.
Aynı şey kişisel işlerde de oluyor. Not almayı otomatikleştiriyorsunuz, sonra notları düzenlemek için yeni bir sistem kuruyorsunuz. İçerik üretimini otomatikleştiriyorsunuz, ardından bütün kanalları izlemek için dashboardlar ekliyorsunuz. Birkaç aracı birbirine bağlıyorsunuz, sonra sabahları bağlantıların hâlâ çalışıp çalışmadığını kontrol etmeye başlıyorsunuz.
Kendinizi işin içinden çıkarmaya çalışırken otomasyonu izleyen kişiye dönüşebiliyorsunuz.
Bu örüntüyü iyi biliyorum çünkü kendi işimde sürekli karşıma çıkıyor. Ben de işlerin sürekli beni beklemeden ilerleyebileceği sistemler kurmaya çalışıyorum. Bu merak beni agent'lara, workflow'lara, repository'lere, dashboardlara, entegrasyonlara ve işin nasıl yürümesi gerektiğine dair giderek daha iddialı fikirlere götürdü.
İnsanın kendine "bir bağlantı daha kurarsam bu iş tamam" demesi çok kolay. Sonra bir bakıyorsunuz kendinize yeni bir görev tanımı yaratmışsınız. Artık sistemi izleyen, düzelten, onaylayan, yeniden bağlayan ve bundan sonra ne yapacağına karar veren kişi sizsiniz.
İş ortadan kalkmadı. Sadece biçim değiştirdi.
Burada üç şeyi birbirinden ayırmak bana yardımcı oluyor.
Zaman kazanmak, aynı işin eskisinden daha kısa sürmesi.

Gerçekten alan açılması, o işin artık zamanınızın, dikkatinizin ya da enerjinizin bir bölümüne ihtiyaç duymaması.
O alanın nereye gittiği ise bundan sonra verdiğiniz karar.
Bir yapay zeka asistanı size iki saat kazandırıp bir saatlik kontrol ve düzeltme işi çıkarabilir. Görev hızlanmıştır ama gerçekte açılan alan başlıktaki kadar büyük değildir.
Bir şirket gerçekten zaman kazanıp bunun tamamını büyümeye ayırabilir. O anda doğru karar bu olabilir.
Bir kurucu bu zamanı yeni bir ürün çıkarmak için kullanabilir. Bir ebeveyn çocuğunu okuldan almak için. Bir ekip daha çok iş yapmak yerine yaptığı işin kalitesini artırmak için. Maddi baskı altındaki biri ise daha fazla ücretli iş alabilmek için.
Buradaki mesele bunlardan birinin ahlaken diğerinden daha iyi olması değil.
Mesele, açılan alanın her durumda bir yere gitmesi. Biz karar vermesek bile.
Mühendislikte bir sistemi neye göre optimize ettiğiniz önemlidir. Hıza göre optimize ederseniz hızlanır. Hacme göre optimize ederseniz daha fazla üretir. Maliyete göre optimize ederseniz ucuzlar.
İnsanların kurduğu sistemlerde de benzer bir yön vardır, üzerinde yazmasa bile.
Bir şirket kalitenin önemli olduğunu söyleyip yalnızca çıktı miktarını ödüllendirebilir. Bir kurucu özgürlüğün önemli olduğunu söyleyip açılan her saatini yeni bir projeyle doldurabilir. Bir ekip yapay zekanın tekrarlayan işleri azaltmasını istediğini söyleyip başarıyı yalnızca eskisinden ne kadar fazla iş yaptığıyla ölçebilir.
Yapay zeka çoğu zaman zaten var olan yönü güçlendiriyor.
Sistem büyümeye kurulmuşsa açılan zaman muhtemelen daha fazla büyümeye gider. Hizmete odaklıysa daha iyi hizmete dönüşebilir. Dayanıklılığa önem veriyorsa biraz nefes payına dönüşebilir. Bir insan iş dışındaki zamanını gerçekten önemsiyor ve koruyabiliyorsa, hayatın kendisine dönüşebilir.
Yapay zeka önceliklerinizi yaratmıyor. Onlara daha fazla güç veriyor.
Bu yüzden soru yalnızca "yapay zeka bana zaman kazandırıyor mu?" değil. Zaman açıldığında içinde bulunduğunuz düzenin o zamanla ne yaptığı da önemli.
Teknoloji konuşmalarında sık rastladığım yapay bir ikilik var. Ya yapay zekayı daha fazla üretmek için kullanacağız ya da verimlilik fikrini reddedip daha yavaş bir hayat seçeceğiz.
Gerçek hayat çoğu zaman bu kadar temiz ikiye ayrılmıyor.
Bir şirket bugün büyümek zorunda olabilir ki yarın daha istikrarlı hale gelsin. Bir insan gelirini artırıp maddi baskısını azaltmak için yapay zekadan yararlanabilir. Bir ekip rutin işlerde daha fazla üretim yaparken daha zor düşünme gerektiren işler için de zaman koruyabilir. Bir insan anlamlı bulduğu bir işe çok yoğun çalışmayı seçip yine de sağlık ve ilişkileri için alan bırakmak isteyebilir.
Bu denge zaman içinde de değişebilir.
Önemli olan bu tercihi ve bedelini görebilmek. Daha fazla boşluk otomatik olarak daha fazla özgürlük yaratmıyor. Otomatik olarak daha fazla para da yaratmıyor. O alan, çevresindeki teşviklerin, alışkanlıkların ve seçimlerin almaya hazır olduğu şeye dönüşüyor.
Benim için sistem düşüncesinin pratik karşılığı biraz da bu. Yalnızca aracın ne yapabildiğine değil, bütün düzenin aracın yarattığı sonucu neye çevireceğine bakmak.
İşinizin bir bölümüne yapay zeka eklediğinizde birkaç basit soru sormak yararlı olabilir.
Yalnızca neyin hızlandığına değil, artık hiç dikkatinizi istemeyen şeye bakın.

Kontrol etmek, düzeltmek, kurmak, bakım yapmak ya da sürekli yeniden anlatmak gerekiyor mu?
Beklenmedik bir durum çıktığında sistem toparlayabiliyor mu, yoksa her şey yine aynı kişiye mi dönüyor?
Yalnızca siz izlerken çalışan bir sistem, düşündüğünüz kadar alan açmamış olabilir.
Daha fazla işe mi, daha fazla gelire mi, daha iyi kaliteye mi, daha az strese mi, daha iyi kararlara mı, yoksa iş dışındaki hayata mı? Bunu siz mi seçiyorsunuz, yoksa mevcut baskılar mı seçiyor?
Bu sorular işin insandaki sonucunu görünür hale getiriyor. Aynı zamanda otomasyon diye sunduğumuz bazı şeylerde gizli gözetim işini de ortaya çıkarıyor. İş hızlanıyor olabilir ama insan hâlâ aynı ölçüde meşgul kalabilir.
Yapay zekanın yarın size yüzde yirmi daha fazla zaman ve dikkat kazandırdığını düşünün. Ne olurdu?
Şirketiniz hedefleri mi yükseltirdi? Müşterileriniz daha fazlasını mı isterdi? Yeni bir projeye mi başlardınız? Yaptığınız işi daha iyi mi yapardınız? Daha fazla para mı kazanırdınız? Sevdiğiniz insanlarla daha çok mu vakit geçirirdiniz?
Vereceğiniz cevap, zaten içinde yaşadığınız düzen hakkında epey şey söylüyor.
Yapay zeka bize daha fazla güç veriyor. Ama o gücün nereye gideceğini söylemiyor.
Asıl fırsat yalnızca işi hızlandırmak değil. Neye doğru gittiğimizi daha net görmek ve seçim yapabildiğimiz yerde açılan zamanı bilinçli olarak bir yere yönlendirmek.
Bu bazen büyüme olabilir. Bazen özgürlük. Çoğu zaman ikisi arasındaki denge zaman içinde değişir.
Önemli olan yönün görünür olması.
Bu, bu sitedeki ilk uzun yazı ve daha geniş bir düşünme sürecinin başlangıcı.
Kariyerimin büyük bölümünde büyük organizasyonların içinde teknoloji, ürün ve production sistemleri kurdum. Şimdi ise her gün yapay zekayla şirketler kuruyor, yeni ürünler geliştiriyor, işin nasıl yürüdüğünü yeniden düşünüyor ve giderek kendi hayatımın bazı parçalarını da yeniden tasarlıyorum.
Bunları yazmamın nedeni nihai cevaplara sahip olduğumu düşünmem değil. Tam tersine, yapay zekanın çalışma, üretme, liderlik etme ve yaşama biçimimizi nasıl değiştirdiğini, ben de bu değişimin içinde bir şeyler kurarken anlamaya çalışıyorum.
Bazı fikirler gerçek hayatla karşılaştığında ayakta kalacak. Bazıları kalmayacak. İkisini de yazmak ve gördüğüm şey değiştiğinde fikrimi de değiştirmek istiyorum.
Yapay zekanın sizin günlük işinizi ve hayatınızı nasıl etkilediğini de merak ediyorum. Daha fazla şey yapmanızı mı sağlıyor? Yeni bir baskı mı yaratıyor? Gerçekten zaman mı kazandırıyor? Yoksa etrafında sessizce yeni bir iş mi oluşturuyor?
Bu yazı bir soruyu tetiklediyse ya da katılmadığınız bir yer varsa duymak isterim. Benim için iyi fikirlerin önemli bir bölümü hâlâ konuşmalardan çıkıyor.
Sohbeti sürdür
Yapay zeka, sistemler, iş, üretmek ve hayat üzerine denemeler ve saha notları.